<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <channel>
        <title>&quot;Bir el tut ki, O da seni tutsun&quot;</title>
        <description></description>
        <link>http://hizmetnimettir.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Mon, 09 Nov 2009 02:17:33 +0200</lastBuildDate>
     
        <item>
            <title>BİRLİK ÇAĞRISIDIR İSLAM</title>
            <link>http://hizmetnimettir.blogcu.com/birlik-cagrisidir-islam_11760661.html</link>
            <guid>http://hizmetnimettir.blogcu.com/birlik-cagrisidir-islam_11760661.html</guid> 
            <description>&lt;P align=left&gt;&lt;IMG src=&quot;http://www.semerkanddergisi.com/wp-content/themes/mimbo2.2/images/logo.jpg&quot;&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=left&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Topluluklar halinde yaşamak hem fıtrî bir eğilim hem de hayatın idamesi için bir mecburiyettir. Tek başına, herkesten uzak, tamamen yalnız bir hayat olmayacağına göre, toplum olarak yaşamanın nimetleri kadar sorumlulukları da bilinmelidir. Bilinmekle kalmayıp gereği yapılmalıdır.&lt;BR&gt;Yani haklar ve sınırlar iyi bilinmeli, buna göre de hareket edilmelidir. Aksi halde toplum hayatı tahammül edilemez bir yük, üstesinden gelinemeyecek bir çile halini alabilir. Bu konuda kanunî düzenlemelerin, idari tedbirlerin her zaman işe yaramadığı, bireyin kendi hak ve sınırlarını kabullenip ona göre yaşamasından doğan huzur ve sükunun yerini hiçbir şeyin tutmadığı bugün dünyanın malumudur.&lt;BR&gt;Bir binanın temelleri ne kadar sağlam atılırsa, o bina o nispette sağlam ve dayanıklı olur. Toplumlar da bina gibidir. Fertler o binanın yapı taşları, birbirlerini bütünleyerek binayı oluşturan unsurlardır. Nasıl ki her bir taş binadaki yerinde bir değer taşıyorsa, birey de toplumda o toplumla bütünleştiği sürece bir değer ifade eder. Dağınık taş yığınları hiçbir zaman bina anlamına gelmez. Bu lüzumdan dolayı içinde yaşadığımız cemiyeti, toplumu iyi tanımalı; cemaat olmanın her dem taze ve berrak ruhuna hassasiyet gösterilmelidir. Muaşeret esasları kusursuz işletilmelidir. Cemaat olmak demek, karşılıklı davranışların ayrılıktan birliğe, bencillikten diğergâmlığa, düşmanlıktan kardeşliğe, nefretten sevgiye dönüşmesi demektir. Bu da elbette bir arada olmanın kıymet ölçülerinin benimsenmesiyle mümkündür. Tutum ve davranışların belirlenmesinde ilâhi ve nebevî ölçüler esastır. Nefsanî kuruntulara itibar edilmez. Mücella dinimiz İslâm&amp;#8217;ın kargaşayı, toplumda huzursuzluğu önlemeye yönelik mühim tedbirlerinden biri, insanları birlik ve beraberlik içinde olmaya teşvik etmesidir. Bir başka ifadeyle cemaatleşmeye verdiği önemdir.. ( &lt;a href=&quot;http://hizmetnimettir.blogcu.com/birlik-cagrisidir-islam_11760661.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 24 Mar 2008 18:33:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title></title>
            <link>http://hizmetnimettir.blogcu.com/11679141.html</link>
            <guid>http://hizmetnimettir.blogcu.com/11679141.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;B&gt;Abdullah İbni Mesuttan rivayet edildiğine göre , Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem bir hasır üzerine yatmıştı. Kalkınca , yan tarafında hasırın iz bıraktığı görüldü. Kendisine : - Ya Rasulallah sana bir şey ( yani bir yumuşak yatak ) alsak , dedik. Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem: - Benim dünya ile ne alakam var. Ben dünyada ancak bir ağaç altında gölgelenmiş , sonra ağacı bırakarak kalkıp gitmiş olan bir binici ( yolcu ) gibiyim &amp;#8220; buyurdu.(Tâc:5/177) &lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;B&gt;&lt;BR&gt;Evet , insan burada misafir ve yolcudur. Ebedi yolda kendisine lazım olacak eşyayı ve erzakı buradan temin etmekle mükelleftir. İnsan kendileriyle çok alakadar olduğu ve onlara güvendiği gençliği , hayatı , ömrü, vücûdu ve bir kısım lezzetleriyle fani ve geçici bir varlıktır. Evet , insan burada bir misafirdir, buradan da diğer bir yere gidecektir.&lt;B&gt; Misafir ev sahibinin işine karışmaz... O misafirhaneye kendi evi gibi sahip çıkmaz, tahakkümde bulunmaz. Yapılan ikram ve muameleleri tenkit etmez, nankörlük etmez , inkâr etmez.Hasılı ; misafir olan kimse , beraberinde getirmediği ve kendisi ile birlikte götüremeyeceği şeylere âlaka duyup kalbini bağlamaz, gönlünü kaptırmaz. &lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;B&gt;Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem , bir gün İbn-i Ömer&amp;#8217;in omzundan tuttu ve şöyle dedi :&lt;BR&gt;&amp;#8220;Dünyada sanki gurbette imişsin gibi , veyahut bir yocu gibi ol ve kendini kabirde yatanlar arasında say.&amp;#8221; İbn-i Ömer Radıyallahu Anh de öyle yapar , hem de şu tavsiyelerde bulunurdu : &amp;#8220; geceye gireceğin vakit sabahı bekleme. Sabaha çıktığın vakitte geceyi bekleme. Ve sıhhatinden hastalığın için, hayatından da ölümün için bir şey yapıp hazırlama fırsatını kaçırma.&amp;#8221;&lt;BR&gt;Â&amp;nbsp;&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;B&gt;Evet, bizim halimiz şudur:&lt;BR&gt;&amp;#8221; Ana rahminden geldik pazara&lt;BR&gt;Bir kefen alıp döndük meza.. ( &lt;a href=&quot;http://hizmetnimettir.blogcu.com/11679141.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 23 Mar 2008 17:55:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Tasavvuf ve Önemi</title>
            <link>http://hizmetnimettir.blogcu.com/tasavvuf-ve-onemi_11676991.html</link>
            <guid>http://hizmetnimettir.blogcu.com/tasavvuf-ve-onemi_11676991.html</guid> 
            <description>
&lt;P&gt;Tasavvufun dışında kalan ve ona taassupla bakan bazıları, hürmetle ibadeti birbirine karıştırıyor. Öyle ki, bu kimseler müridin mürşidine gösterdiği edeb, hürmet, teslimiyet ve muhabbeti çok aşırı bularak, müridi ve mürşidi şirkle suçluyor. İşin tuhaf yanı, onların şirkle suçladıkları Allah dostları da, bir ömür boyu bütün şirk çeşitlerinden kurtulmak için uğraşıyor. Aslında veli, işin en başında şirk ve gösteriş gibi en tehlikeli suçlardan kurtuluyor, fakat ne yazık ki bazı kimselerin suçlamasından kurtulamıyor. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;BR&gt;Veli olmanın temeli marifete ermektir. Marifet, Yüce Rabbi ilâhlık sıfatlarıyla tanımak ve haklarını korumaktır. Kulun hakkı ile Rabbi&amp;#8217;nin haklarını birbirine karıştıran kimse marifet sahibi olamaz. Velinin tek hedefi tevhittir. Gerçek tevhide ulaşmayan kimse veli olamaz. Veli olmayan nasıl mürşid olsun? Bizatihi ibadet edilmeye, yüceltilmeye, övülmeye ve sevilmeye sadece Cenab-ı Hak layıktır. O'na ibadet ve saygı için bir sebebin bulunması gerekmez. O cennet ve cehennemi yaratmasaydı bile, kula gereken, samimiyetle O'na kulluk etmek, bütün sevgisiyle O'nu sevmek ve yüceltmektir. Hürmetin asıl sebebi Peygamber ve veli de olsa hiç bir insan, kendisinden kaynaklanan bir sebeple başkalarının hürmet ve hizmetini hak etmiş değildir. Şeref ve izzetin tek kaynağı Allahu Tealâ&amp;#8217;dır. Bütün izzet, şeref, kıymet, nimet ve ikram O'nun elindedir. O kulları içinden dilediğini seçip peygamber yapar. Onu mucize ve melekleri ile destekler. Kendisini temiz fıtrat, keskin anlayış, güzel ahlâk ile süsler, insanların önüne bir rehber olarak koyar ve &quot;buna tabi olun!&quot; emrini verir. İşte o andan itibaren Peygambere itaat Allah'a itaat olur. Ona isyan eden, karşısında Yüce Allah'ı bulur. Onu seveni Allah sever; üzenin hakkından da O gelir. Peygamberler Yüce Allah'ı.. ( &lt;a href=&quot;http://hizmetnimettir.blogcu.com/tasavvuf-ve-onemi_11676991.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 23 Mar 2008 17:32:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>YüzYılın Karikatürü</title>
            <link>http://hizmetnimettir.blogcu.com/yuzyilin-karikaturu_3375634.html</link>
            <guid>http://hizmetnimettir.blogcu.com/yuzyilin-karikaturu_3375634.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;IMG height=471 src=&quot;http://www.resimkalesi.com/Dosyalar/2007610/lastscan(1).jpg&quot; width=555 useMap=$$avantwidth$=800$$avantheight$=566&gt;&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://hizmetnimettir.blogcu.com/yuzyilin-karikaturu_3375634.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 24 Jun 2007 00:53:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>rabıtaya dair..</title>
            <link>http://hizmetnimettir.blogcu.com/rabitaya-dair_3307918.html</link>
            <guid>http://hizmetnimettir.blogcu.com/rabitaya-dair_3307918.html</guid> 
            <description>&lt;B&gt;&lt;IMG src=&quot;http://seymes.com/images/kose_yazilari/gul.gif&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; S.Abdulhalim EROL&lt;/B&gt;
&lt;B&gt;&lt;/B&gt;&amp;nbsp;
&lt;B&gt;RABITAYA DAİR&lt;/B&gt;
&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&amp;nbsp;

&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;#8220;İçinizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülükten men eden bir sınıf bulunsun. İşte kurtuluşa eren onlardır.&amp;#8221; (Al-i İmran, 104)&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Rasulullah (A.S.) Efendimiz şöyle ifade buyuruyor: &amp;#8220;Asıl veren Allah&amp;#8217;tır, ben ise verileni taksim edip yerine ulaştırmakla görevliyim.&amp;#8221; (Buharı, Müslim)&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Rabıtanın lügat karşılığı, bağ, kurmak alaka sağlamlaştırma, vuslat ve muhabbet demektir. Rabıta müridin mürşidine sevgiyle gönülden düşünmesi onu hayal etmesidir. İnsan olarak hiçbir anımız yoktur ki bir şeyleri ya da birilerini düşünmeden duralım. Bu, insanda var olan fıtri bir özelliktir. Kimi arkadaşını, kimi eşini, kimi dostunu, kimi sevdiğini düşünür. İşte tam da bu noktada tasavvuf bize, tüm bu boş ve malayani düşüncelerin dışında, düşünülmesi ile beraber içerisinde birçok faydaları barındıran mürşidi rabıtayı tavsiye eder ki bir müridin en önemli ihtiyaçlarından biriside hiç şüphesiz mürşidi ile olan bağını her daim sağlayabilmesidir. &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Kamil bir mürşide intisap eden her kişiye Allahû teâla o mürşidin bir .. ( &lt;a href=&quot;http://hizmetnimettir.blogcu.com/rabitaya-dair_3307918.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 17 Jun 2007 16:47:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title></title>
            <link>http://hizmetnimettir.blogcu.com/2328758.html</link>
            <guid>http://hizmetnimettir.blogcu.com/2328758.html</guid> 
            <description>&lt;P align=center&gt;&lt;IMG src=&quot;http://www.resimmax.com/data/media/10/www.resimmax.com_bebek_resimleri_3.jpg&quot;&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;Arkadaşlar&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;duyurulur&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;SeyMes.Com'da &lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;Bebek Resmi Yarışması var&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;herkese duyurulur&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;:)&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://hizmetnimettir.blogcu.com/2328758.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 21 Mar 2007 21:46:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Bu Tarikat-ı Aliye Kuranın özüdür..</title>
            <link>http://hizmetnimettir.blogcu.com/bu-tarikat-i-aliye-kuranin-ozudur_1694563.html</link>
            <guid>http://hizmetnimettir.blogcu.com/bu-tarikat-i-aliye-kuranin-ozudur_1694563.html</guid> 
            <description>&lt;P align=center&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&lt;A href=&quot;http://www.pozitifpazarlama.com/urundetay.asp?DepartmentID=1&amp;amp;ProductID=668&quot;&gt;&lt;IMG src=&quot;http://www.pozitifpazarlama.com/images_product/668_2ABF8E6DF4E1_2.jpg&quot;&gt;&lt;/A&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bu tarikat-ı aliye Kur'anın özüdür, Kur'anı Kerimin hikmeti, takvasıdır. Bu tarikat-ı aliye çok değerlidir, çok hassastır, ktir. Bu tarikatı aliye bembeyazdır, en ufak bir leke olursa hemen gösterir, leke değmemesi için çok dikkatli olmak lazım. Bu ebedi olarak insanın hayatını kurtarır. İnsan bütün kuvvetiyle 50-60 senelik dünya hayatı için çalışıyor. Ama belli olmuyor, belki bir gün, belki bir dakika sonra ölebilir. Kendim için çalışıyorum sanıyor, halbuki millet için (başkası için) çalışıyor. Öldükten sonra her şeyi bırakıyor, malı başkalarına kalıyor. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Dünya böyle, ama ahiret böyle değil. Yüz bin değil beşyüz bin trilyon sene değil, ebedi olarak devam edecek olan ahiret hayatımız için çok çalışmamız lazım. Allah için çalışmak, ebedi hayat için çalışmak, aslında insanın kendisi için çalışmaktır. Peygamber (A.S.) bir hadisi şeriflerinde &quot;Dünya ve içindekiler melundur, Allah lanet etmiştir. Allah rızası için yapılan işler bunun dışındadır.&quot; Bunun için, niyet çok mühimdir. Niyet sağlam olursa, hem dünyayı kazandırır, hem ahiret'i kazandırır. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Gavs (K.S.A.) bu hadise binaen sabah kalktığında elbiseyi giyerken, abdest alırken işe gitmeden önce; &quot;Ya Rabbi sizin için çalışıyoruz, siz Rezzak-ı mutlaksınız, çalışmasak da rızkımızı verirsin. Sen çalışmayı vacip kılmışsın. Ailem için çoluk çocuğum içi çalışmayı vacip kılmışsın, bu vacip görevimi yerine getirmek için çalışıyorum.&quot; böyle niyet etse akşama kadar camide ibadet etmiş, vaktini secdede geçirmiş gibi sevap alır. İslam güzel ahlaktır. İbadet yalnız namaz değildir. Namaz kılmak çok mühim, her müslümanın yerine getirmes.. ( &lt;a href=&quot;http://hizmetnimettir.blogcu.com/bu-tarikat-i-aliye-kuranin-ozudur_1694563.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 10 Jan 2007 19:40:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Medeniyet</title>
            <link>http://hizmetnimettir.blogcu.com/medeniyet_1674399.html</link>
            <guid>http://hizmetnimettir.blogcu.com/medeniyet_1674399.html</guid> 
            <description>&lt;P align=center&gt;&lt;A href=&quot;http://www.pozitifpazarlama.com/urundetay.asp?DepartmentID=2&amp;amp;ProductID=154&quot;&gt;&lt;IMG alt=&quot; Medeniyet - Kültür - Aktüalite dergisi Mostarın 12 aylık abone paketidir. &amp;#13;&amp;#10;Ekim 2006'ten itibaren Mostar Dergisi'ne abone olan her okuyucumuza değerli 2 hediye veriyoruz; &amp;#13;&amp;#10;1. İnci Şahin'in MEVLANA adlı biyografisi&amp;#13;&amp;#10;2. Mum Kimin Yanan Kerkük Türküleri &amp;#13;&amp;#10;(Abdurrahman Kızılay, Mehmet Özbek) CD&quot; src=&quot;http://www.pozitifpazarlama.com/images_product/154_A2DACC100B24_2.jpg&quot; border=0&gt;&lt;/A&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;İstanbul, tarihin her döneminde büyüleyici bir şehir olmuştur. Bu kenti gezmeye gelen seyyahlar, kaleme aldıkları eserlerinde; İstanbul&amp;#8217;la ilgili ilginç efsaneler anlatmışlar. Bu efsaneler kulaktan kulağa yayıldıkça yeni eklemelerle daha ilginç, içine biraz da hurafelerin katılmasıyla efsunlu bir şehir şekline dönüşüvermiştir. Kimileri bu şehrin bir taşını Acem mülküne değiştirmezken kimileri de dünyayı bir devlet haline getirdikten sonra başkent olarak İstanbul&amp;#8217;u seçecektir. İstanbul&amp;#8217;a biçilen değerler bir tarafa, Hz. Muhammed&amp;#8217;in bu şehir için söylediği övgü dolu sözler, Müslümanların ilgisini ve fethetme arzusunu artırmıştır. Bu sebepten olsa gerek, İslam&amp;#8217;ın ilk yıllarından başlayan akınlar giderek artış göstermiştir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Müslümanların İstanbul&amp;#8217;a ilk yerleşimleri, sekizinci yüzyılın ilk çeyreğine tekabül eder. 717 yılında İstanbul&amp;#8217;u kuşatan Mesleme bin Abdülmelik; hava koşulları, açlık ve hastalık gibi sebeplerden dolayı fethi gerçekleştiremedi. Bazı kaynaklara göre bu kuşatma sırasında Bizans İmparatoru III. Leon, komutan Mesleme&amp;#8217;nin isteği ile Müslüman esirlerin ibadeti için bir konağı mescide çevirmiş, kuşatmanın kaldırılmasından sonra da Mesleme&amp;#8217;ye kenti gezdirmiştir. İstanbul&amp;#8217;a ilk yerleşen Müslümanlar ve ibadethane, bu şekilde Hz. Muhammed&amp;#8217;den seksen yıl sonra sağlandı.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Türklerin İstanbu.. ( &lt;a href=&quot;http://hizmetnimettir.blogcu.com/medeniyet_1674399.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 09 Jan 2007 19:01:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Kur'an nedir?</title>
            <link>http://hizmetnimettir.blogcu.com/kur-an-nedir_1660078.html</link>
            <guid>http://hizmetnimettir.blogcu.com/kur-an-nedir_1660078.html</guid> 
            <description>&lt;P align=center&gt;

  &lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Nurullah Toprak&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Kur&amp;#8217;an-ı Hakîm, alemlerin Rabbi olan Allah&amp;#8217;ın kelamıdır. O&amp;#8217;nun yüce muradını beyan eder. O&amp;#8217;nu tanıtır, O&amp;#8217;na sevkeder. O&amp;#8217;nu sevdirir, O&amp;#8217;nu zikrettirir. O, bir ucu Rabbimizde bir ucu bizde bulunan, iman ve amel edene dünyada şeref, ahirette saadet sebebi olan nurlu, kutlu, tatlı bir kitaptır. Onu inkar ve ihmal eden için bir hasret ve pişmanlıktır.&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Kur&amp;#8217;an-ı Hakim, mel.. ( &lt;a href=&quot;http://hizmetnimettir.blogcu.com/kur-an-nedir_1660078.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 08 Jan 2007 22:11:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Kur'an'a muhtacız</title>
            <link>http://hizmetnimettir.blogcu.com/kur-an-a-muhtaciz_1659922.html</link>
            <guid>http://hizmetnimettir.blogcu.com/kur-an-a-muhtaciz_1659922.html</guid> 
            <description>&lt;P align=center&gt;

  &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;STRONG&gt;S. Sâki EROL&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Yüce Rabbimiz, insanoğlunu yaratılmışların en şereflisi kılmıştır. Akıl, düşünme, konuşma, faydayı zararlıdan ayırabilme gibi kabiliyetler vermiş, her biri cihandeğer nimetlerle bedeni ve ruhi varlığımızı donatmıştır. Dünyayı insana beşik kılmış, uçsuz bucaksız kainatı ve içindekileri insanın emrine, hizmetine sunmuştur. Yeryüzü ve içindeki bütün varlıklar insanoğluna itaat ediyor, Toprak, su, hava, hayvanlar, bitkiler, ay, güneş, yıldızlar, gece ve gündüz... Her şey C.. ( &lt;a href=&quot;http://hizmetnimettir.blogcu.com/kur-an-a-muhtaciz_1659922.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 07 Jan 2007 22:01:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>&quot;Din nasihattır&quot; hadisi üzerine</title>
            <link>http://hizmetnimettir.blogcu.com/din-nasihattir-hadisi-uzerine_1659833.html</link>
            <guid>http://hizmetnimettir.blogcu.com/din-nasihattir-hadisi-uzerine_1659833.html</guid> 
            <description>&lt;P align=center&gt;

   &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Arif Gezer&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Camilerimizin hemen hepsinde minberlerin kapısının üstünde şu hadis-i şerif vardır: &amp;#8220;Din nasihattır&amp;#8221;. Bu ifade şu hadisin ilk kısmıdır. &amp;#8220;Din nasihattır. Kime ya Rasulallah? Allah&amp;#8217;a, Kitabına, Rasûlü&amp;#8217;ne. Müslümanların imamlarına ve cemaatına.&amp;#8221; (Buharî, Müslim, Nesaî)&lt;BR&gt;&amp;#8220;Din nasihattır&amp;#8221; ifadesini yalın olarak ele aldığımızda, nasihat kelimesinin manasını &amp;#8220;öğüt vermek, doğru yolu göstermek&amp;#8221; olarak ele almak ve buradan hareketle vaaz ve nasihatın yapıld.. ( &lt;a href=&quot;http://hizmetnimettir.blogcu.com/din-nasihattir-hadisi-uzerine_1659833.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 06 Jan 2007 20:01:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Adı konul-a-mayan şiir</title>
            <link>http://hizmetnimettir.blogcu.com/adi-konul-a-mayan-siir_1548434.html</link>
            <guid>http://hizmetnimettir.blogcu.com/adi-konul-a-mayan-siir_1548434.html</guid> 
            <description>&lt;P align=center&gt;&lt;IMG height=199 src=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/avatars/26846_2259.jpg&quot; width=220&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;
&lt;TABLE borderColor=#111111 cellSpacing=0 cellPadding=0 width=&quot;100%&quot; border=0&gt;

&lt;TR&gt;
&lt;TD align=left width=&quot;100%&quot;&gt;
&lt;P&gt;&lt;B&gt;Adı Konul-a-mayan Şiir&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;&lt;STRONG&gt;Güldüğün gün yaratıldı gülmeler &lt;BR&gt;Kelime var oldu konuştuğun an &lt;BR&gt;Yoktu ağlamasan göklerde keder &lt;BR&gt;Yalnızlık bir hiçti yalnız kalmasan &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Gönlüne borçludur aşk ahengini &lt;BR&gt;Yaşadın diye var zaman ve mekan &lt;BR&gt;Seninle tanıdı her şey kendini &lt;BR&gt;Var bile bir yoktu sen var olmasan&lt;/STRONG&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD width=&quot;100%&quot;&gt;&amp;nbsp;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD align=left width=&quot;100%&quot;&gt;&lt;B&gt;
&lt;P align=left&gt;Serdar Tuncer&lt;/P&gt;
&lt;P align=left&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=left&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&lt;A href=&quot;http://www.radyoonbes.com&quot;&gt;&lt;IMG src=&quot;http://www.medyaline.com/resimupload/files/radyoonbes.gif&quot;&gt;&lt;/A&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;Dostumuz; kanıyla canıya burada &lt;IMG src=&quot;http://www.blogcu.com/images/smilies/biggrin.gif&quot;&gt;&lt;/P&gt;&lt;/B&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;/TABLE&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://hizmetnimettir.blogcu.com/adi-konul-a-mayan-siir_1548434.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 19 Dec 2006 23:51:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Çobanın Aşkı</title>
            <link>http://hizmetnimettir.blogcu.com/cobanin-aski_1542333.html</link>
            <guid>http://hizmetnimettir.blogcu.com/cobanin-aski_1542333.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;Aşıktı genç çoban. Sevgilisinin isminden başka bir şey bilmediğinden mi, konuşmaya mecali olmadığından mı bilinmez, arkadaşı anlatıyordu onun halini: &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Gözleri günlerdir uyku görmedi efendim, diyordu, yemiyor, içmiyor, işi gücü, gecesi gündüzü havası suyu o kız oldu sanki. Ne desem kâr etmiyor, son bir çare diye geldik size. Halbuki &quot;sen bir garip çobansın, o padişahın kızı, davul bile dengi dengine&quot; dedim ya, dinlemiyor efendim, ama herhalde aşkın gözü kördür diye de buna diyorlar, değil mi efendim... &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;BR&gt;İhtiyar adam bu esnada gözlerini dikmiş, iskeletinin üstüne deriden bir zırh giydirilmişçesine zayıf, çelimsiz, saçı sakalına karışmış, uzaklara dalıp dalıp giden gözlerinde aşktan gayrisi kalmayan diğer çobanı süzüyordu. Sonra bir ah çekti, yüzünü nefes almadan konuşmasını sürdüren delikanlıya çevirip tebessüm etti.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Kolay evlat kolay, dedi, çaresizseniz çare sizsiniz. Ve tane tane anlatmaya başladı.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;İki genç çobanın, çökmek üzere olan bu dağ kulübesinde dertlerine derman aradıkları ihtiyar adam, aslında padişahın bütün dertlerini paylaştığı, her meselesini danıştığı bir bilge idi. Yıllar önce padişah kendisini tanıyıp sevdiğinde bir tek şey istemişti ondan; burada yaşamaya devam edecekti ve kimsecikler bilmeyecekti kim olduğunu. O günden beri de bu kulübede yaşıyor, gelen geçene ikram edip, gül alıp gül satıyordu. Padişahın kızının aşkıyla eriyip muma dönen genç çoban ve yanındaki kadim dostu nereden bilsindi bu garip ihtiyarın padişahın gönlüne sultan olduğunu.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Aşık genç, ihtiyar adamın anlattıklarını dinledikten sonra, her şeyin bittiği anda başlayan son ümide sımsıkı sarılanların o saf ve tertemiz teslimiyetiyle:&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Sahiden bu kadar kolay mı efendim, dedi, yani o mağarada elimde tespih, kırk gün Allah dersem sevdiğime kavuşabilir miyim, onunla evlenebilir miyim?&lt;/P&gt;
</description>
            <pubDate>Tue, 19 Dec 2006 00:16:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>resim karikatür</title>
            <link>http://hizmetnimettir.blogcu.com/resim-karikatur_1541488.html</link>
            <guid>http://hizmetnimettir.blogcu.com/resim-karikatur_1541488.html</guid> 
            <description>&lt;P align=center&gt;&lt;IMG src=&quot;http://img238.imageshack.us/img238/6082/sakkkk3th0me.jpg&quot;&gt;&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://hizmetnimettir.blogcu.com/resim-karikatur_1541488.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 02 Mar 2006 13:44:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Sevde Bintü Zem'a (r.a)</title>
            <link>http://hizmetnimettir.blogcu.com/sevde-bintu-zem-a-r-a_1535073.html</link>
            <guid>http://hizmetnimettir.blogcu.com/sevde-bintu-zem-a-r-a_1535073.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Sabır ve cömertlik abidesi annemiz ;&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; İslam&amp;#8217;a ilk girenlerden biri olan Hz. Sevde (R.A.), aslen Mekkeli bir hanımdır. Mekke&amp;#8217;nin ilk dönemlerinde müslüman olmanın ağırlığını, sorumluluğunu taşımış, bütün ilk müslümanlar gibi eziyet, işkence ve zorluklarla karşılaşmıştır. Bu çetin sınavı başarıyla vererek, Allah&amp;#8217;ın dininden dönmeyi ya da tavizler vermeyi asla düşünmemiştir.&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; İlk önce amcasının oğlu Sekran b. Amr&amp;#8217;la evlendi, O&amp;#8217;ndan önce İslam&amp;#8217;ı kabul edip müslüman oldu. Eşinin de İslam&amp;#8217;ı kabul etmesi için büyük çabalar gösterdi ve bu çabaları boşa gitmedi. Kendisi gibi Sekran da müslüman oldu. Mekkeli müşriklerin baskısı bir kat daha artmıştı. Ve nihayet Rasulullah&amp;#8217;tan (A.S.) Habeşistan&amp;#8217;a hicret için izin çıkınca daha özgür bir ortamda yaşayabilmek ümidi ile Habeşistan&amp;#8217;a hicret ettiler.&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Habeşistan&amp;#8217;da daimi kalmayı uygun görmeyip bir müddet sonra Mekke&amp;#8217;ye geri döndüler. Bir rivayete göre Hz. Sevde&amp;#8217;nin (R.A.) eşi Sekran, Habeşistan&amp;#8217;da hıristiyan olup irtidat etmiş ve orada ölmüştür.&amp;nbsp; Bir başka rivayete göre ise Mekke&amp;#8217;ye döndükten sonra yine Mekke&amp;#8217;de müslüman olarak vefat etmiştir.&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Rasulullah&amp;#8217;ın (A.S.) eşi Hz. Hatice (A.S.) o sıralarda yeni vefat etmişti. Çocukları çok küçük yaşlarda annesiz kalmıştı. Hepsi de bakıma ve ilgiye muhtaçtılar. Rasulullah (A.S.) kendisinde müstesna bir yere sahip olan eşinin vefatı nedeniyle oldukça üzgündü. Fakat yine de tebliğ görevini yerine getiriyor, bir önder olmanın sorumluluğunu unutmuyordu. O sıralarda Taif&amp;#8217;e gitmeyi uygun görüyordu. Kendisi yokken çocuklarının bakımının nasıl gerçekleşeceğini, onları kime emanet edeceğini de düşünüyordu bu arada. Rasulullah (A.S.) bu müşkil durumdayken Havle bintü Hakim, O&amp;#8217;na eş olarak Sevde bintü .. ( &lt;a href=&quot;http://hizmetnimettir.blogcu.com/sevde-bintu-zem-a-r-a_1535073.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 05 Jan 2007 13:01:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Çocuklara ALLAH'ı anlatmak</title>
            <link>http://hizmetnimettir.blogcu.com/cocuklara-allah-i-anlatmak_1534971.html</link>
            <guid>http://hizmetnimettir.blogcu.com/cocuklara-allah-i-anlatmak_1534971.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Ulviye İmamoğlu&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Israrla Rabbimizi anlatırız da, çocuğumuzun bu anlatımlardan zevk almadığını ve etkilenmediğini görürüz. Anne-babaların çocuğun soğukluğundan ya da yanlış tercihlerinden gerekli dersleri her zaman çıkarabildikleri söylenemez. Oysa &amp;#8220;nerede hata yaptık?&amp;#8221; sorusunu sıkça sormalıyız kendimize.&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Mü&amp;#8217;min anne-baba, çocuklarının da mü&amp;#8217;min olarak yetişmelerini ister. Bu aynı zamanda dini bir yükümlülüktür.&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Mü&amp;#8217;min anne-babalar, doğumlarıyla birlikte kendilerine neşelerin en güzelini tattıran çocuklarının kulaklarına Ezan-ı Muhammedi&amp;#8217;yi okurlar ki, nebevi terbiyenin şartlarından birisi yerine gelmiş olsun. Özellikle de ailede salih bir mü&amp;#8217;min aranır, bu işi deruhde etmesi ve adeta bebeğin &amp;#8220;kâlu belâ&amp;#8221;da verdiği sözü çağrıştırması için.&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Çocuk, bizleri bilinçli bir şekilde izlemeye başladığı güne dek, eğitim açısından her şey güzel ve nisbeten kolaydır. Aslında doğduğu anda bile annesinin sesini tanıyacak kadar yetenekli olan bu minicik varlıkların bizleri izlemedikleri an var mıdır?&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Ama yine de daha zor olanı, çevresiyle ilgisinin başladığı, sorular sorduğu dönemdir.&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Eğitimciler, çocukların doğuştan dini kabule hazır olduklarını vurguluyorlar. Bizim yaşına ve dönemine uygun bir tarzda anlatacağımız dini konuları çok yadırgamayacak, hemen kabullenme eğilimi gösterecektir. İşte bu noktada küçüklerin değil, büyüklerin eğitime ve bilgilenmeye ihtiyaçları vardır.&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Çocuğumuzun dini kabule hazır olduğunu düşündüğümüz anda en uygun fırsatı yakaladığımızı düşünür ve bildiklerimizi en ince teferruatına kadar anlatmaya başlarız. Amaç, Rabbimizi tanıtmak gibi hem samimi hem de mukaddes bir amaçtır. Niyet güzeldir. Fakat yalnızca niyetin güzel olması yetmemekte, niyetin nasıl gerçekleştirileceği büyük önem ka.. ( &lt;a href=&quot;http://hizmetnimettir.blogcu.com/cocuklara-allah-i-anlatmak_1534971.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 04 Jan 2007 13:01:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Kurban Bayramı Hatırası</title>
            <link>http://hizmetnimettir.blogcu.com/kurban-bayrami-hatirasi_1534808.html</link>
            <guid>http://hizmetnimettir.blogcu.com/kurban-bayrami-hatirasi_1534808.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Reha Sümbül&lt;BR&gt;&lt;/STRONG&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Kurban bayramı geçeli epey oldu efendim. Ama benim aklıma -ihtiyarlıktan mıdır nedir- daha şimdi geldi. Eski hatıralardan birini anlatayım efendim.&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bir kerresinde ecnebi bi memlekette talebe iken, bir Türk beyefendi biz Türk talebeleri mübarek kurban bayramı vesilesiyle evine davet etti. Hemen icabet etme telaşına düştük. Gözümüzü kan değil, et bürümüştü o vakitler. Kafir memlekette haramdır diye zaten et yiyemiyoruz. Helal et bulmak müşkil, bulsanız da kasabın pisliğinden zaten kapıdan içeri giremiyorsunuz. Hadi girdiniz diyelim, kasapla efendice anlaşacağınız bir müşterek lisan maalesef olmuyor. Hadi anlattınız derdinizi, anlaştınız diyelim. Bu kerre de fiyatlar cebinizi, elinizi, poşetinizi, velhasıl ocağınızı yakıyor. Her neyse. Bizde sade gurbet değil, et hasreti de büyümüştü. &lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Efendim, kurban bayramı sabahı, bizler cümbür cemaat yıllardır o ecnebi memlekette yaşayan din kardeşimizin evine hücum eyledik. On-onbeş kadar varız. Beyefendi bizleri sevgiyle karşıladı, bayramlaştık. İçeriden nefis bir et kokusu geliyor ki, sormayınız. Efendime söyleyeyim, az bir vakit geçip de nefis et kavurmaları teker teker sofraya dizilince hepimiz bir cezbeye kapıldık. Kimimiz ah çekiyor, kimimiz et tabaklarının fotoğrafını. Kimimiz sevincinden ayağa kalkıp Onuncu Yıl Marşı terennüm ediyor, bazımız da şükür duaları okuyor. Velhasılı, hep birden masaya üşüştük. &lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Lokmalar katarcılık oynarken boğazımızda, birden olayın vahametini kavradım. Arkadaşların kaba tavırları nezaket kaidelerini alt-üst etmişti. Hemmen yanımda oturan ve mektepte kabiliyetsiz olan, amma et lokmalarını götürmede pek mahir gözüken Murat&amp;#8217;ın eline vurdum. Boğazımı temizleyip, öksürünce arkadaşlar ellerindeki çatalları bıraktılar, sustular. Tabii bazı kendini bilmez arkadaşlar: &amp;#8220;Ne o Reha ağabey? Boğazına kemik mi kaçtı ki öksürüp aksırı.. ( &lt;a href=&quot;http://hizmetnimettir.blogcu.com/kurban-bayrami-hatirasi_1534808.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 03 Jan 2007 15:07:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>İslam Fethi - Batı Yayılması : Açanlar ve Kapayanlar</title>
            <link>http://hizmetnimettir.blogcu.com/islam-fethi-bati-yayilmasi-acanlar-ve-kapayanlar_1534729.html</link>
            <guid>http://hizmetnimettir.blogcu.com/islam-fethi-bati-yayilmasi-acanlar-ve-kapayanlar_1534729.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Atilla Pamirli&lt;BR&gt;&lt;/STRONG&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;#8220;Batılılar buraya gelmeden önce onların elinde İncil, benimse toprağım vardı. Şimdi onların elinde toprak, bende ise İncil var.&amp;#8221;&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; İstanbul&amp;#8217;un fethi, sadece bir şehrin, bir ülkenin, bir imparatorluğun ele geçirilmesi anlamına gelmiyor. Fetih, her yıl kanıksadığımız kutlamalardan öte daha yüce bir anlam taşıyor. İstanbul, müslümanların toprak ve beldeleri&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; fethetmesinde sadece bir halka. Ondan önce Endülüs, Maveraünnehir, Mısır, Suriye, Kuzey Afrika da fethedilmişti. Üstelik bu yerleri fethedenlerin hepsinin milliyeti de farklıydı. Ama müslümanların fethini anlamak için, onu Batılılar&amp;#8217;ın yayılmasıyla kıyaslamak gerekiyor.&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Öncelikle kavramlar üzerinde duralım. Fetih, &amp;#8220;açmak&amp;#8221; anlamına geliyor. Kur&amp;#8217;an&amp;#8217;daki ilk surenin adı olan &amp;#8220;Fatiha&amp;#8221; da bu kelimeyle aynı köke dayanıyor. Müslümanların fetih anlayışı en çok bu kelimenin anlamına yakınlık gösteriyor. Yani şeytani yağmaya değil, İlahi Nur&amp;#8217;a kapı olmak, geçit olmak.&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;#8220;İslam fethi-Batı yayılması&amp;#8221; derken önemli bir ayrım yapmış oluyoruz. Bu ayrımdaki temel ölçü, her iki medeniyetin din, dünya ve insan tasavvurunun farklı olmasından kaynaklanıyor. &lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; İslam, yalnızca tek olan Allah&amp;#8217;a inanmak, sadece O&amp;#8217;na ibadet etmek ve O&amp;#8217;nun arzu ettiği şekilde ölçülü bir dünya hayatını yaşamak demek. Ancak, insanın Allah karşısındaki bu acziyeti ve sınırlı ömrü, onun hayatını zindan etmiyor. Aksine, hayatın her anını kendi özüne ve dolayısıyla Allah&amp;#8217;ın murad ettiği çizgiye yaklaştırarak, medeniyetin her alanında çaba gösteriyor. Müslüman olsun olmasın, dini olana saygı gösteriyor. Bu yüzden, girdiği beldelerde kiliseleri, havraları yakıp yıkmıyor. Aksine kendi inancından olmasa bile diğer dinden olanlar.. ( &lt;a href=&quot;http://hizmetnimettir.blogcu.com/islam-fethi-bati-yayilmasi-acanlar-ve-kapayanlar_1534729.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 02 Jan 2007 13:01:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Medeniyetler ve İnsan</title>
            <link>http://hizmetnimettir.blogcu.com/medeniyetler-ve-insan_1534685.html</link>
            <guid>http://hizmetnimettir.blogcu.com/medeniyetler-ve-insan_1534685.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Faruk Gürbüz&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Artakalan kalıntılardan tarih her ne kadar medeniyetler diye bahsetse de, içlerinde insanlığın ihmal edildiği bu kabil beşerî müesseselere bilmem ki medeniyet demek ne kadar doğru olur?&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Kırım&amp;#8217;dan Viyana&amp;#8217;ya, Cezayir&amp;#8217;den Yemen&amp;#8217;e, Adriyatik kıyılarından Çin Denizi&amp;#8217;ne, Hint sularına ve Orta Asya bozkırlarına kadar uzanan bu bölge, ihtiyar dünyamızın kalbi durumundadır. Kavimlerin kaderi hep bu mecrada yoğrulmuş... Beşeriyet tarihi, bildiğimiz kadarıyla, burada başlamış ve burada kemale ermiş. Zulüm ve fesat, bu muhitten dünyanın kılcal damarlarına akmış, adalet de...&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Medeniyetlerin sönüp sönüp parladığı bu mekanda insanlık, çoğu zaman kendi kurduğu medeniyetlerin kölesi olmuş. Bu medeniyetlerin vatanında şehirlerin muhteşem binaları, şirk tapınakları yükselirken, insanlık derin bir ahlaki çöküntü yaşamış...&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Kısaca, her kavmin içerisine saplanıp kaldığı bir çıkmaz, bir batak vardı...&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Mesela Medyen halkı bu bölgede, Şam ve Hicaz arasında, yol kesiyor, ölçü ve tartıyı eksik yapıyor, iktisadi hayatı, insanın alın terini, kazancını kirletiyordu. Lut kavmi, sefil zevklere esir olarak insanlığın kadrine zulmediyordu. Efsanevi İrem Bağları&amp;#8217;nın sahibi Âd kavmi, beldelerde emsali görülmemiş sütunları olan saraylar inşa etmişlerdi. Bu yüzden Allah&amp;#8217;ın arzında mağrur ve şımarık dolaşıyorlardı. Taşlarında hâlâ kölelerin ızdırabı okunan, adeta feryatları duyulan ehramların Firavunları zalim bir saltanat sürmüş, insanlığı heba eden bir medeniyet kurmuşlardı. Piramitlerin bekasına insanlığın hürriyeti, haysiyeti ve ebediyyeti feda edilmişti. Ve yine Semûd kavmi, Tebük ile Hicaz arasında, Hicr vadisinde kayaları yontup, zamanlarının en muhteşem evlerini yapmışlardı.&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Kısaca, dünyanın kalbi dediğimiz bu muhitte, bu kavimler yeryüzünün.. ( &lt;a href=&quot;http://hizmetnimettir.blogcu.com/medeniyetler-ve-insan_1534685.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 01 Jan 2007 13:01:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Kurbanlarım.. :)</title>
            <link>http://hizmetnimettir.blogcu.com/kurbanlarim_1534627.html</link>
            <guid>http://hizmetnimettir.blogcu.com/kurbanlarim_1534627.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&quot;Rabbin için namaz kıl ve kurban kes&quot;&lt;/STRONG&gt; &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;(6 Kevser, 2.)&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&quot;Hali vakti yerinde olup kurban kesmeyen namazgahımıza yaklaşmasın&quot;&lt;/STRONG&gt; &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;(7 es-Sünen, ibn Mâc&amp;#8217;e, 2/1044.)&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Kardeşlerim Bayramınız Mübarek Olsun.. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;A href=&quot;http://www.pozitifpazarlama.com/urundetay.asp?DepartmentID=1&amp;amp;ProductID=167&quot;&gt;&lt;IMG height=300 alt=&quot;'Bir varmış Bir vardı' Diyerek başlar öykümüz. Yaratanı, Yaratılanı, Nemrut'u, İbrahim'i, Kurbanı, İsmail'i, Kâbe'yi, Anlatır çocuklara. Biz de hazırladık bu kitabı. Anne ve babalar, Tekrar tekrar, Okusun diye çocuklara. &quot; src=&quot;http://www.pozitifpazarlama.com/images_product/167_E521C1460852_2.jpg&quot; width=200 border=0&gt;&lt;/A&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://hizmetnimettir.blogcu.com/kurbanlarim_1534627.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 31 Dec 2006 13:40:00 +0200</pubDate>        
        </item>
        <atom:link href="http://hizmetnimettir.blogcu.com/rss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
</channel>
</rss>